Sedef

Sedef

Sedef deride kırmızı, kuru, yüzeyinde sedef rengi kepekler şeklinde görünen kalın plaklar oluşturan, bulaşıcı olmayan bir hastalıktır.

Hastalığın nedeni belli değildir. Hastaların birçoğunun ailesinde sedef öyküsünün olması nadir değildir. Birçok faktörün birlikte etki ederek hastalığı tetiklediği düşünülmektedir; kalıtımsal özelikler yanında çevresel faktörler de etkin olabilir. Bağışıklık sistemi de önemli rol oynar;dolayısıyla potansiyel olarak var olan bir mekanizma uyanmaktadır.

Her iki cinste ve her ırkta görülür. Başlangıç yaşı çocukluktan ileri yaşlara kadar geniş bir yaş aralığını kapsamasına rağmen genellikle ilk tanı erken erişkin yıllarda tanı konur.

Sedef kronik bir hastalıktır. Seyri değişkendir; iyileşme ve alevlenme dönemleri gösterir. Kendiliğinden gerileyerek yıllarca belirtisiz kalması mümkündür. Küçük bir alana ait kalabildiği gibi gövdede yaygın hale gelebilir veya ek olarak eklem ve tırnak bulguları da ortaya çıkabilir.

Sedef hastalığı tipik olarak diz dirsek ve saçlı deride bölgesinde başlamasına rağmen vücudun herhangi bir bölgesinde olabilir. Daha çok travmaya maruz kalan bölgelerde, sürtme, zedelenme sonucu daha kolay uyanır.

Klasik görünümlü sedef haricinde birçok farklı görünümü mevcuttur. Küçük yassı, zemini kırmızı yüzeyi beyaz kepekli döküntü zaman zaman daha büyük çaplı plaklara dönüşebildiği gibi nokta /damla şeklinde lezyonlar, iltihaplı ( mikropsuz) sarımsı sıvı ile dolu kabarcıklar veya kıvrım bölgelerinde ( parmak araları, koltuk altları, meme altı bölgeler, makat çevresi vb.) yumuşak kırmızı alanlar şeklinde görülebilir. Bu nemli alanlarda beyazımsı kepekler görülmez. Avuç içleri ve ayak tabanları veya genital alanlar da sedef hastalığının görülebildiği vücut bölgeleridir.

Tırnak bulguları çeşitlidir. Küçük nokta şeklinde çukurcuklar, sarımsı alanlar, tırnakta kalınlaşma görüntülerden birkaçıdır.

Saçlı deride sedef kepek gibi görülebilir ancak zeminde belirgin bir kızarıklık eşlik eder.

%10-25 hastada eklem sedefi ortaya çıkabilir. Artrit bulguları bazen sedefin ilk veya tek bulgusu olabilir. Genellikle 30-40 yaşlarda başlayan sedef artriti belirtileri en sık el, diz ve bileklerde olsa da diğer eklemlerde de görülebilir.

Sedef hastalığının tanısı başlıca fizik muayene ile konur. Bazen hastalığı tetikleyen faktörleri araştırmak için laboratuar tetkikler, eklem bulgularını diğer artritlerden ayırd edebilmek için radyografik tetkikler gerekebilir. Deri döküntüleri tipik olmayan vakalarda yine ayırıcı tanı için deri biyopsileri yapılabilir.

Tedavi

Hastalığın şiddeti, yaygınlığı, yaş grubu tedavinin genel prensipleri içinde kişiye özgü bir şemada takibini gerektirir.

Küçük alanları tutan, hafif sedef bulgularında yerel tedaviler yeterlidir. Bunlar krem/losyon/pomad formlarında kortizon, vitamin D analogları, yerel retinoidler, yerel immünmodülatörler, katranlı,/antralinli, vb maddeler içeren terkipler, nemlendiriciler olarak sayılabilir.

Cildin nemini sağlayan özel banyo tuzları ile yıkanmak yan etkisiz ve cildi rahatlatıcıdır.

Daha geniş alanları tutan sedefte yerel tedavi yeterli olamayacağından veya gündelik hayatta kullanımı pratik olmayacağından sistemik tedaviler bazen UV ışın tedavisi ile kombine edilerek kullanılır.

Artrit bulgularında kalıcı eklem harabiyetini engellemek için sistemik tedavi gereklidir.

Tüm ilaçların olası yan etkiler taşıyacağını göz önüne alarak hastanın hekimi ile sıkı işbirliğinde olması, uygulanacak tedavinin sedef hastalığının tipine, yaygınlığına ve yaş grubuna bağlı olarak değerlendirilmesi ve tamamiyle iyilelşme garantisi olmayan bu hastalıkta kar-zarar hesabını yaparak tedaviyi programlamak gerekir.