Saç Hastalıkları

Saç Hastalıkları

İnsanın evriminde giderek daha çok bir kozmetik organ haline dönüşmüş olsa da saç deriyi güneş ışığından ve dış etkenlerden koruyucu bir işlev görür. Bunun dışında duyu algısı sağlaması nedeniyle de bir duyu organı fonksiyonu vardır. Kaş, kirpik ve burun kıllarının da dış etkenlere karşı koruyucu etkisi mevcuttur.

Saç hastalıkları geniş bir yelpazede dağılır. Bunların bir kısmı kalıtımsal saç hastalıkları/ saçta yapısal değişiklikler olup büyük kısmı edinsel saç hastalıkları başlığı altında sayılabilir. Yine bu grupta deride kalıcı hasar bırakan dökülmeler, deri hasarı ile seyretmeyen dökülmeler, erkek tipi dökülmeler, enfeksiyonlara bağlı saç hastalıkları, trikotilomani, displaziler ve tümörler vb alt başlıklar sayılabilir.

Saçın yapısal değişiklikleri;

Dışsal nedenler veya kalıtımsal özelliklere bağlı olarak gelişebilir.

Sık ve sıcak fönletmek özellikle kıvırcık saçlılarda, zencilerde saç kılıfını zedeler; renk değiştirmek için kullanılan kimyasallar ve saça uygun olmayan şampuan kullanımı saçın mat, kuru kırılgan hale gelmesine neden olur. Bebekler ve çocuklarda saç yapısındaki değişiklikler bazen kalıtımsal ve metabolik hastalıkların ilk belirtisi ilk ipucu olabilir. Bu hastalıklar da saç kılıfında kolay zedelenebilir olup olmamasına bağlı alt gruplara bölünür.

Saçta metabolik nedenlerle oluşan değişiklikler;

Beslenme bozuklukları, kontrolsüz diyet yapma, anemi (kansızlık) , hipotiroidizm, protein metabolizma bozuklukları saçta incelme, kırılma, renginde matlaşma/açılma gibi neticeler ortaya çıkarır. Kanser kemopterapi sürecinde saçın yapısında geçici veya kalıcı değişiklik yapabilir; saç tedavi sonrası eskisine oranla daha kıvırcık veya daha düz uzayabilir.

Saçta renk değişiklikleri;

Edinsel nedenler : yaz aylarında güneş ve deniz suyu saçın renginde açılmaya neden olabilir. Burada kalıcı bir hasar yoktur ancak haricen zedelendiklerinden ışığı daha fazla yansıtırlar ve dolayısıyla açık renk görünürler. Yüzme havuzu suyundaki bakır saçın yeşilimsi bir röfle vermesine yol açabilir. Harici uygulanan veya sistemik olarak alınan birçok ilaç ( bazı antibiotikler, sıtma ilaçları vb ) saç renginde değişiklik yapabilir.

Endojen ( içsel ) nedenler : birçok metabolik hastalıkta saç renginde de farklılık olabilir. Beslenme yetersizliğinde normal ve daha açık renk band şeklinde saç teli boyunca görülmesi beslenmedeki düzensizliği yansıtır. Enflamatuar barsak hastalıklarında, barsak ameliyatlarından sonra, pernisiyöz anemi, demir eksikliği anemisi, vitamin A eksikliği, fenilketonüri vb hastalıklarda renk değişikliği hastalığa eşlik eder.

Albinizm : melanin sentez bozukluğu ile giden bu hastalıkta türüne göre tam beyaz saç ve kıllar veya açık sarı, grimsi saçlar olabilir.

Yaşla ortaya çıkan beyazlama : başlangıç yaşı değişkendir; yaklaşık 50 yaş civarında insanların %50sinde grileşme görülürken 20 yaş öncesi ortaya çıkan vakalar prematüre beyazlama olarak değerlendirilir. Zaman zaman görülen bir gecede beyazlayan saç vakalarında olası açıklama normal koyu renkli saçın hızla dökülmesi sonucu beyazlamaya başlamış daha dayanıklı saçın geride kalması şeklindedir.

Hipertrikoz

İnce ayva tüyü kılların terminal kıla dönüşüm sonucu oluşan tablodur. Cinsel bölgelerde oluşan formuna hirsütizm adı verilir. Buna virilizasyon eşlik edebilir. Hipertrikozun yaygın veya lokal formları vardır.

Enfeksiyonlar

Saçlı deri enfeksiyonları bakteri, mantar, virüs gibi mikroorganizmalar veya Demodex denilen mikroparazitlerle oluşur ve sıkça saç kaybına yol açmasına rağmen erken tanı ve tedavi ile kalıcı dökülme görülmez.

Alopesiler

Telogen effluvium, anagen effluvium, alopecia areata, androgenetik alopesi, skar bırakan alopesi gibi saç dökülmesine neden olan hastalıklarda çeşitli faktörler rol oynamaktadır.

Saç ve tırnaklar deri ekleri olduklarından genellikle saç sorunlarına tırnak bozuklukları da eşlik edebilir. Dolayısıyla saç hastalığı nedeniyle başvuran hastanın tırnak muayenesini de yapmak gerekir.

Saçla ilgili sorunlar her zaman hastanın beklediği hızla tedaviye cevap veremeyebilir çünkü saçın oluşum döngüsü anagen, katagen, telogen olarak adlandırılan bir dönüşüm geçirdiği ve bu yıllar, haftalar, aylar gibi bir süreç içinde gerçekleştiğinden tedaviye cevap da belli bir süreye ihtiyaç gösterecektir.