Gebelik ve Deri

Gebelik ve Deri

Gebelik kadının yaşamında özel bir dönemdir. Hem ruhunda hem de bedeninde birçok değişiklik olmaktadır. Doğal değişiklikler de olsa bunların bir kısmı kaygı uyandırabilir çünkü bu hassas devrede kadının bedeniyle ilişkisi de farklılaşmıştır.

Ortaya çıkan değişikliklerin çoğu gebeliğin getirdiği hormonal farklılıklara bağlıdır. Deride olduğu gibi, saçta ve dolaşım sisteminde de farklılaşma görülür. Plasentanın korionik gonadotropin hormonunun etkisiyle steroid hormonların hem kandaki hem de derideki seviyeleri artar. Tiroid stimülan hormon, melanosit stimülan hormon, ACTH ve glkokortikoidler de artış olur. Derideki spesifik reseptörler üzerinden östrojenin deride önemli etkileri ortaya çıkar. Daha birçok hormonal etki ile gebelik döneminde deride ve saçlarda oluşan değişiklikler şunlardır;

Deride pigmentasyon:

  • Göbekten aşağı doğru inen çizgide, meme başlarında veya vücuttaki herhangi bir nedbe dokusunda kahverengimsi pigmentasyon görülür.
  • Melazma veya kloazma denilen gebelik maskesi özellikle gebeliğin ikinci üç ayı içinde başlayıp bazen gebelikten sonra kendiliğinden azalsa da genellikle tedaviye ihtiyaç gösterir. Başlıca alında, yanaklarda, üst dudak bölgesinde, elmacık kemikleri üzerinde belirginleşir. Daha çok esmer tenli kadınlarda görülür.
  • Meme başı çevresindeki küçük yağ bezleri de bu dönemde ortaya çıkar veya belirginleşir, deride daha koyu renkte küçük kabarcıklar halinde görülür.

Benler ve et benlerinde değişiklik:

  • Benlerin yüzeyi kabarıp rengi koyulaşabilir. Genellikle doğumdan sonra bu değişiklikler geriler ancak herhangi bir şüphede kontrol ettirilmesi uygundur.
  • Boyun çevresi, koltuk altları veya meme altı bölgelerde küçük deri uzantıları ortaya çıkabilir veya sayıları artabilir. Estetik görüntü dışında herhangi bir sıkıntı yaratmaz.

Çatlaklar:

  • Hamile kadınların yaklaşık %70inde görülür. Kalça, karın ve meme bölgesi en sık etkilenen yerlerdir. Hormonal değişim etkisi ve derinin gerilmesi sonucu renkleri önce kırmızımsı daha sonra beyazımsı çizgi şeklinde ortaya çıkan deriden çökük alanlardır. Derinin gerilmesi ve hormonal etkiler yanında kalıtımsal özellikler de oluşmasında rol oynarlar.

Sivilceler:

  • Yağ bezlerinin aktivitesi değişkenlik gösterir. Deride yağlanma artabilir. Daha önceden var olan sivilce alt yapısında alevlenme ortaya çıkabilir.

Ter bezlerindeki etkiler :

  • Ekrin ter bezi aktivitesi, avuç içleri hariç, artar. Tüm gövdede artan terleme hamilelik boyunca görülebilen isilikleri açıklar.
  • Apokrin ter bezi aktivitesi azalır. Dolayısıyla bu dönemde daha önce var olan bazı hastalıkların şiddetinde azalma olur.

Saç ve tırnaklar üzerindeki etki :

  • Hamilelik boyunca saç üretim döngüsü hormonal etki altında değişir; anagen fazda olan saç oranı arttığından gürleşir, daha yumuşak ve parlak hale gelirler.
  • Ancak kıllarda da döngü değiştiğinden hamilelik boyunca özellikle yüz bölgesinde ayva tüylerde artış, bazen kalın siyah kıl gelişimi görülebilir. Doğumdan sonra tekrar normale döner. Eğer kıl artışı çok belirginse nedeni araştırılmalıdır.
  • Doğumdan sonraki 4 ile 12.haftada saç dökülmesi başlar ve birkaç ay devam edip normal şartlarda kendiliğinden düzelir.
  • Tırnaklar daha hızla uzar, çizgilenmeler, uç kısımda boşalma veya tırnakta kalınlaşma olabilir.

Dolaşım sistemindeki değişiklikler :

  • Hormonların etkisi ile damar sistemi de değişikliklere uğrar. Damarlar daha genişlemiş ve geçirgenliği artmıştır.

Beyaz tenli kadınların yaklaşık %70 inde yıldız şeklinde damar genişlemeleri ortaya çıkabilir. Merkezinde nokta şeklinde bir topak olan çevreye dallanma gösteren kılcal damar oluşumlarıdır. Hamilelik boyunca sayıları artabilir.Yüzde, boyunda, dekolte bölgesinde ve kollarda görülebilirler. Doğumdan sonra büyük bir kısmı gerileyebilir ancak daha sonraki hamileliklerde tekrar ortaya çıkabilirler. Kendiliğinden geçmeyenler estetik olarak rahatsızlık veriyorsa tedavi edilebilir.

Kadınların çoğunluğunda avuç içlerinde doğumdan sonra kaybolan kızarma görülebilir. Yine beyaz tenli kadınlarda daha sık ortaya çıkar.

Hamile kadınların & 40 ında varis sorunu gelişir.Genital bölgede, makat çevresinde ve alt bacaklarda yer alır. Çoğu vakada doğum sonrası gerileme olmaz. Hamileliğin ilk aylarından belirginleşebilir. Hamileliğin son aylarında ise artan uterus volümünün dolaşım üzerine basısı nedeniyle bacaklarda ödem ortaya çıkar.

Ağız içi hijyeninin durumuna bağlı olarak gingivit, epulis, gingiva kanamaları gibi belirtiler eklenebilir.

Hamilelik boyunca oluşan bu değişikliklere ek olarak gebeliğe özgü bazı kaşıntılı, döküntülü dematolojik hastalıklar da ortaya çıkabilir. Bunlar ayrı bir bölümde anlatılacaktır.