Ergen ve Deri

Ergen ve Deri

Ergenlik döneminde ruhsal durumda olduğu gibi deride birçok değişiklik olur. Duyguların değiştiği, özgüvenin daha kırılgan olduğu bu dönemde kozmetik olarak rahatsızlık verebilecek en önemli sorun olan sivilce ( akne ) de ortaya çıkabilir.

Erişkin yaşama hazırlanan bedende bir takım değişiklikler olurken deri de bu faaliyete eşlik ederek, özellikle yeni hormonal duruma adapte olarak hem yapısal hem fonksiyonel bir dizi değişikliğe adapte olmaya çalışır.

Ergen derisi çocuk derisinde de erişkin derisinden de farklılıklar gösterir.

Epidermisin en dış tabakasının hücreleri olan korneositler çocuk dönemine kıyasla ergende daha büyüktür; yenilenme döngüsü biraz daha yavaştır ancak deriye gerginliğini, dolgunluğunu, dayanıklılığını veren kollajen ve elastin erişkin yaşa kıyasla daha fazladır. Daha kalınlaşan ve güçlenen ergen derisi bebeğe kıyasla daha elastik, daha dayanıklı olup çevresel etkenlere karşı korunaklı hale getirir. Kimyasallara, travmalara, güneş ışınlarına tepkide önemli bir koruma sağlar. Bebek derisinden daha dayanıklı olmasını sağlayan bir diğer etmen de dermis ile epidermisin arasındaki bağların daha sıkı olmasındandır.

Büluğ çağı başladığında çocuk derisi erişkinliğe evrilirken birçok değişiklik geçirir. Yağ bezleri, kıl folikülleri, ter bezleri bu değişikliklere eşlik ederler. Doğumdan sonra fonksiyonu çok azalan sebum üreten yağ bezlerinin faaliyeti hormonal değişikliklerin başlaması ile yeniden çalışmaya başlar. Ergen popülasyonda yaklaşık % 75-90 civarında değişen şiddette sivilce problemi olduğu gözlenir.

Östrojen, androjen, progesteron gibi hormonların etkisi sadece yağ bezlerinde görülmez ama ter bezlerinde de faaliyet artar. Zaten çocukluk çağında fonksiyonu devam eden ekrin ter bezleri dışında inaktif bekleyen apokrin ter bezleri faaliyete geçerler. Koltuk altları , pubis bölgesinde yer alan apokrin ter bezleri büluğ çağında daha yoğun bir ter üretir ve deri yüzeyindeki diğer doğal miroorganizma ile karışarak kendine ve bedene özgü bir koku yaratabilir. Apokrin bezlerin faaliyete girmesi paralel olarak bu bölgelerde kıl üretimi de başlar.

Ergenlikte hem kız hem de erkek çocuğun derisinde artan yağ oranı derinin ısı regülasyonunun daha iyi olmasını sağlar ve çocuğa kıyasla ısı değikliklerine daha dayanıklı hale getirir. Buna ek olarak lipid artışı deri neminin korunabilmesini sağladığından çevresel etkenlerin kurutucu etkisini daha kolaylıkla karşılar.