Dil Hastalıkları

Dil Hastalıkları

Dil tat alma, yutma ve çiğneme hareketlerinde gereklidir. Konuşma sırasında da kullandığımız organ olan dilin kas yapısı güçlüdür. Üst yüzeyi tat almaya yarayan tomurcuklarla kaplıdır.

Dilde ağrı, şişme, renk ve kıvamında değişme, dil hareketinde bozulma veya zorluk, yara, tat almada değişiklik gibi çeşitli belirtiler olabilir. Bu belirtiler birçok hastalığın habercisi veya eşlikçisi olabilir. Tedavi altta yatan nedene bağlı olarak değişir.

En sık görülen dil hastalıkları

*yaralanma : konuşma, yemek yeme vb işlemler sırasında, zedelenmiş diş ve dolgularla kazara ısırma sık olabildiğinden travmatik yaralar da sık görülür. Dilde ağrı ve temas duyusuna özgü sinir uçları yoğun olduğundan vücudun birçok organına kıyasla ağrıya daha duyarlıdır. Ancak bu tür yaralar hızla iyileşir.

*dilde yara : ağız içi aftlar, allerjik reaksiyonlar, ağız içi herpes yaraları, bakteriyel enfeksiyonlar, tüberküloz/frengi yaraları, bazı dermatolojik hastalıklara eşlik eden ağız içi yaraları, kanserler, bağışıklık sistemi hastalıklarına bağlı yaralar sıralanabilir.

*kıllı dil / dilde renk değişiklikleri : dilin yüzeyindeki normal papillaların aşırı gelişimi dile kıllı bir görünüm verebilir. Ateşli hstalıklardan sonra, sistemik antibioti kullanımını takibenn, veya bazı ağız için hijyenik çalkalama maddelerinin aşırı kullanımından sonra dil kıllı görünüme kavuşabilir. Sigara tüketimi fazla olduğunda siyah kıllı dil oluşumundan bahsedilebilir.

Dilin yüzeyinde gelişen bu görünüm dilin yan taraflarında ortaya çıkan ve AİDS'in bulgularından biri olan kıllı lökoplaki ile karıştırılmamalıdır.

Tütün çiğneme veya sigara içimi ile, bazı yiyeceklerle, dil yüzeyindeki bazı bakterilerin gelişimi ile veya mide hastalıklarında kullanılan örneğin bizmut içeren bazı ilaçların alınması ile dilde renk değişikliği olabilir. Dil fırçası ile bu renk değişiklikleri temizlenebilir.

Demir eksikliği anemisinde dil papillaları daha silik ve soluk renkte görülebilir. B12 eksiğinde ortaya çıkan pernisiyöz anemide de dil soluktur. Kırmızı şiş ve ağrılı dil yangı reaksiyonunu ( glossit ) beli eder. Kırmızı ağrılı dil ve ağız boşluğu başka bulgularla birleşince vit B3 eksiğine bağlı bir beslenme hastalığı olan pellegraya işaret edebilir. Ateşe eşlik eden çilek kırmızı dil kızıl hastalığının bir belirtisi olarak ortaya çıkar.

Dilin bazı bölgeerinin beyaz veya sarımsı kuru görünümde iken diğer alanlarında kırmızı yüzeyi silinmiş olması coğrafya dilinin belirtisi olup zararsız ve tedaviye ihtiyaç göstermeyen bir durumudur. Sıklıkla bu değişik renkli alanlar yer değiştirerek uzun süreler içinde tekrarlayabilir.

Beyazımsı plaklar ateşli hastalıklara eşlik edebildiği gibi frenginin ikinci dönem belirtisi, maya mantarı, liken plan, lökoplaki vb hastalıkların dil bulguları olarak da ortaya çıkar.

*dilde hassasiyet : bazı asidik yiyecekler ( örn greypfrut) veya diş macunu/ağız çalkalama suyu/sakız/şekerleme gibi ürünlerin katkı maddeleri ile meydana gelen irritasyon dilde hassasiyet artışına neden olabilir. Bazı ilaçlar da benzer etkiyi yaratabilirler. Ağız içi kandida enfeksiyonunun yaygın olduğu durumlarda ağız içinde ve dilde hassasiyet artar. Enfeksiyonlara bağlı hassasiyet uygun ilaçla tedavi edilir ama diğer nedenler ancak ayrıntılı sorgulama sonucu tetikleyici faktörün tespit edilmesiyle ve kullanımdan çıkarılmasıyla düzelir.

*dilde yarıklar ( çatlak dil ) dilin yüzeyinde küçük olukların yer aldığı bir durumdur. Normalde dil yüzeyinde ortada hafif bir çukur varken bunun çevresinde yüzeysel veya derin çukurların bir veya birden fazla belirmesi çatlak dil tanımını alır. Erkeklerde kadınlara kıyala daha fazla rastlanır. Nedeni belli değildir. Normalin bir varyasiyonu olduğunu düşünenler vardır. Bazen coğrafya dili ile birlikte ortaya çıkar; bu iki görüntünün birbiriyle ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Özel bir tanı yöntemi gerekmez ve bazen tesadüfen muayene sırasında farkına varılabilir

Ağızda yanma sendromu

AYS veya oral dizestezi erkeklere kıyasla kadınlarda 6-7 kat fazla olup daha çok menopoz sonrası dönemde görülür. Ağız içi yangıda en çok etkilenen organ dildir ( glosodini olarak adlandırılır ). Yanma tarzında ağrılı hassasiyet tüm ağız içini etkileyebildiği gibi sadece dilde olabilir. Bu his aralıklı veya sürekli olabildiği gibi gün içinde giderek artan şekilde hissedilebilir. Yanma hissine eşlik eden tat alma bozukluğu, ağız kuruluğu veya susuzluk hissi gibi belirtiler görülebilir. Hasta sıcak bir yiyecekle yanma sırasındaki gibi bir his ve acı/metalik bir tat alabilir. Bu rahatsızlık hissinin devamı yemek yeme alışkanlıklarında değişikliğe yol açabileceği gibi depresyona da yol açabilir.

Bu sendromun nedenleri henüz iyi anlaşılamamıştır. Muhtemelen birçok faktörün etkisiyle oluşan ancak hepsinin belirtisi ağızda yanma hissi uyandıran bir durumdur.

Tanısı görece kolay olsa da tedavisi net değildir. Hastanın dikkatli sorgulanması gereksiz tetkiklerden kaçınmaya yardımcı olur. Ayrıca psikolojik değerlendirilmesi de önemlidir. Antidepresanlar yardımcı olmakla beraber bu ilaçların ağızda kuruluk yapabilmeleri şikayeti bir döngüye sokabilir. Ağızda yanma hissi bazen kendiliğinden tedavisiz kaybolabilir ancak tekrarlama eğilimi gösterebilir.